
Orhan Eskiköy, 1980 yılında İstanbul Kartal’da dünyaya geldi. Sinemaya olan ilgisi genç yaşlarda başlayan Eskiköy, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden 2004’te mezun oldu ve iki yıl boyunca akademide çalıştı. Ancak asıl dönüm noktası, 2007’de Özgür Doğan’la birlikte çektiği ilk uzun metrajlı filmi *İki Dil Bir Bavul* için görevinden istifa etmesiyle geldi. Bu film, onun sinema kariyerinde hem cesur bir adım hem de ulusal ve uluslararası alanda büyük yankı uyandıran bir başlangıç oldu. 2012’de *Babamın Sesi* filminin senaryosunu yazarak Zeynel Doğan ile yönetmen koltuğunu paylaşan sanatçı, 2017’de ise *Taş* filmiyle yönetmenlikteki ustalığını perçinledi. Filmleriyle çok sayıda ödüle layık görülen Eskiköy, sinemanın yanı sıra edebiyatla da ilgilendi; 2021’de *Komşular* adlı öykü kitabını okurlarla buluşturdu. Gerçek hayat hikâyelerini sade ve güçlü bir dille perdeye aktaran Eskiköy, özellikle Doğu Anadolu’nun sosyal dokusunu ve insan hikâyelerini sinematografik bir duyarlılıkla işlemesiyle tanınıyor. Gerek belgesel gerek kurmaca türlerindeki çalışmalarıyla Türkiye bağımsız sinemasının önemli isimleri arasında yer alıyor.

Orhan Eskiköy, 1980 yılında İstanbul Kartal’da dünyaya geldi. Sinemaya olan ilgisi genç yaşlarda başlayan Eskiköy, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden 2004’te mezun oldu ve iki yıl boyunca akademide çalıştı. Ancak asıl dönüm noktası, 2007’de Özgür Doğan’la birlikte çektiği ilk uzun metrajlı filmi *İki Dil Bir Bavul* için görevinden istifa etmesiyle geldi. Bu film, onun sinema kariyerinde hem cesur bir adım hem de ulusal ve uluslararası alanda büyük yankı uyandıran bir başlangıç oldu. 2012’de *Babamın Sesi* filminin senaryosunu yazarak Zeynel Doğan ile yönetmen koltuğunu paylaşan sanatçı, 2017’de ise *Taş* filmiyle yönetmenlikteki ustalığını perçinledi. Filmleriyle çok sayıda ödüle layık görülen Eskiköy, sinemanın yanı sıra edebiyatla da ilgilendi; 2021’de *Komşular* adlı öykü kitabını okurlarla buluşturdu. Gerçek hayat hikâyelerini sade ve güçlü bir dille perdeye aktaran Eskiköy, özellikle Doğu Anadolu’nun sosyal dokusunu ve insan hikâyelerini sinematografik bir duyarlılıkla işlemesiyle tanınıyor. Gerek belgesel gerek kurmaca türlerindeki çalışmalarıyla Türkiye bağımsız sinemasının önemli isimleri arasında yer alıyor.