
1942’de İstanbul’da doğan Tunç Okan, üniversite eğitiminin ardından diş hekimliği yaparken 1965’te SES dergisinin kapak yıldızı seçilmesiyle sinemaya adım attı. Kısa sürede Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Selda Alkor ve Ajda Pekkan gibi dönemin yıldızlarıyla 11 filmde başrol oynadı; ancak akademik kariyerini sürdürmek için oyunculuğu bırakıp Bern Üniversitesi’nde doktoraya başladı. Hiçbir yönetmenlik deneyimi olmamasına rağmen 1976’da bir gazete haberinden ilhamla çektiği *Otobüs* filminin yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendi. Bu film, Taormina Altın Charybe, FICC Don Quijote, CIDALC ve Santerem’de “En İyi Film” ile “Kritiklerin En İyi Filmi” ödüllerini kazanırken New York Modern Sanat Müzesi tarafından seçildi; Türk Film Kritikleri ise onu yılın en iyi filmi ilan etti. 1980’de Bern Üniversitesi’nde doktorası kabul edilen Okan, 1984’te İsviçre’nin Neuchâtel kentinde çektiği *Cumartesi* filminde Jacques Villeret, Michel Blanc, Francis Huster ve Carole Bouquet gibi ünlü Fransız oyuncularla çalışarak ortak yapımcılık ve yönetmenlik yaptı. 1994’te Adalet Ağaoğlu’nun *Fikrimin İnce Gülü* romanından uyarladığı *Sarı Mercedes* filmiyle Antalya Film Festivali’nde En İyi Yönetmen, Kurgu, Kamera ve Müzik ödüllerini kazandı; ayrıca Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği’nin FIPRESCI ödülüne layık görüldü ve Türk Film Kritikleri tarafından yılın en iyi filmi seçildi. 2008’de İsviçre-Fransa-Kanada ortak yapımı *Dirty Money (L’infiltré)* filminde Baka adlı mafya şefini canlandırdı. 2012’de ise Fakir Baykurt’un *Kaplumbağalar* romanından esinlenerek uzun uğraşlar sonucu hayata geçirdiği *Umut Üzümleri* filminin yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendi. Diş hekimliğinden uluslararası ödüllü yönetmenliğe uzanan bu sıra dışı yolculuk, Okan’ın çok yönlü sanatçı kimliğini ve sinemaya olan tutkusunu gözler önüne seriyor.

1942’de İstanbul’da doğan Tunç Okan, üniversite eğitiminin ardından diş hekimliği yaparken 1965’te SES dergisinin kapak yıldızı seçilmesiyle sinemaya adım attı. Kısa sürede Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Selda Alkor ve Ajda Pekkan gibi dönemin yıldızlarıyla 11 filmde başrol oynadı; ancak akademik kariyerini sürdürmek için oyunculuğu bırakıp Bern Üniversitesi’nde doktoraya başladı. Hiçbir yönetmenlik deneyimi olmamasına rağmen 1976’da bir gazete haberinden ilhamla çektiği *Otobüs* filminin yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendi. Bu film, Taormina Altın Charybe, FICC Don Quijote, CIDALC ve Santerem’de “En İyi Film” ile “Kritiklerin En İyi Filmi” ödüllerini kazanırken New York Modern Sanat Müzesi tarafından seçildi; Türk Film Kritikleri ise onu yılın en iyi filmi ilan etti. 1980’de Bern Üniversitesi’nde doktorası kabul edilen Okan, 1984’te İsviçre’nin Neuchâtel kentinde çektiği *Cumartesi* filminde Jacques Villeret, Michel Blanc, Francis Huster ve Carole Bouquet gibi ünlü Fransız oyuncularla çalışarak ortak yapımcılık ve yönetmenlik yaptı. 1994’te Adalet Ağaoğlu’nun *Fikrimin İnce Gülü* romanından uyarladığı *Sarı Mercedes* filmiyle Antalya Film Festivali’nde En İyi Yönetmen, Kurgu, Kamera ve Müzik ödüllerini kazandı; ayrıca Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği’nin FIPRESCI ödülüne layık görüldü ve Türk Film Kritikleri tarafından yılın en iyi filmi seçildi. 2008’de İsviçre-Fransa-Kanada ortak yapımı *Dirty Money (L’infiltré)* filminde Baka adlı mafya şefini canlandırdı. 2012’de ise Fakir Baykurt’un *Kaplumbağalar* romanından esinlenerek uzun uğraşlar sonucu hayata geçirdiği *Umut Üzümleri* filminin yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendi. Diş hekimliğinden uluslararası ödüllü yönetmenliğe uzanan bu sıra dışı yolculuk, Okan’ın çok yönlü sanatçı kimliğini ve sinemaya olan tutkusunu gözler önüne seriyor.