
Sami Hazinses, asıl adıyla Samuel Agop Uluçyan, 23 Ağustos 1925’te Diyarbakır’ın Hançepek Mahallesi’nde dünyaya geldi. İlkokulun ardından çalışmak için İstanbul’a giden Hazinses, sinema kariyerine 1953’te Mahir Canova’nın yönettiği *Kara Davut* filminde küçük bir rolle adım attı. Cüneyt Gökçer, Atıf Kaptan ve Muhterem Nur gibi isimlerle aynı sette yer aldığı bu film, onun için bir başlangıç oldu. Zamanla rolleri büyüyen oyuncu, Türk sinemasının unutulmaz komedi sanatçıları arasına girmeyi başardı. Oyunculuğun yanı sıra güfte ve beste çalışmaları da yapan Hazinses’in en bilinen eserlerinden biri, Zeki Müren’in seslendirdiği “Bir Dilbere Müpteladır Deli Gönlüm” oldu. Bir diğer klasikleşmiş şarkısı “Derdimi Kimlere Desem (Dinleyin Beni Dağlar)” ise başta Müslüm Gürses ve İbrahim Tatlıses olmak üzere birçok sanatçı tarafından yorumlandı. Hazinses, hem oyunculuğu hem de müzikal üretimleriyle Türk kültüründe iz bırakan nadir isimlerden biri olarak hatırlanıyor.

Sami Hazinses, asıl adıyla Samuel Agop Uluçyan, 23 Ağustos 1925’te Diyarbakır’ın Hançepek Mahallesi’nde dünyaya geldi. İlkokulun ardından çalışmak için İstanbul’a giden Hazinses, sinema kariyerine 1953’te Mahir Canova’nın yönettiği *Kara Davut* filminde küçük bir rolle adım attı. Cüneyt Gökçer, Atıf Kaptan ve Muhterem Nur gibi isimlerle aynı sette yer aldığı bu film, onun için bir başlangıç oldu. Zamanla rolleri büyüyen oyuncu, Türk sinemasının unutulmaz komedi sanatçıları arasına girmeyi başardı. Oyunculuğun yanı sıra güfte ve beste çalışmaları da yapan Hazinses’in en bilinen eserlerinden biri, Zeki Müren’in seslendirdiği “Bir Dilbere Müpteladır Deli Gönlüm” oldu. Bir diğer klasikleşmiş şarkısı “Derdimi Kimlere Desem (Dinleyin Beni Dağlar)” ise başta Müslüm Gürses ve İbrahim Tatlıses olmak üzere birçok sanatçı tarafından yorumlandı. Hazinses, hem oyunculuğu hem de müzikal üretimleriyle Türk kültüründe iz bırakan nadir isimlerden biri olarak hatırlanıyor.