
Pier Paolo Pasolini, 5 Mart 1922'de İtalya'nın Bologna kentinde doğdu. Şair, yazar, gazeteci ve yönetmen kimliklerinin yanı sıra senarist olarak da İtalyan sinemasının en provokatif ve entelektüel figürlerinden biri oldu. Edebiyat kariyerine şiir ve romanlarla başlayan Pasolini, özellikle Federico Fellini'nin başyapıtı *Tatlı Hayat* (La Dolce Vita, 1960) filminin senaryosuna katkıda bulunarak adını uluslararası alanda duyurdu. Ancak asıl ününü kendi yönettiği, toplumsal normları ve burjuva ahlakını sert biçimde eleştiren filmlerle kazandı; *Accattone*, *Teorema* ve *Salò ya da Sodom'un 120 Günü* gibi yapımlar, onun sınır tanımayan sanatsal vizyonunun ürünleridir. Hayatı boyunca Marksist ideoloji, Katolik inanç ve eşcinsellik gibi çelişkili temaları işleyen Pasolini, İtalyan toplumunun ikiyüzlülüğünü gözler önüne sermekten çekinmedi. Aynı zamanda bir dilbilimci ve kültür eleştirmeni olarak da sayısız deneme kaleme aldı. 2 Kasım 1975'te, Roma yakınlarında trajik bir cinayete kurban giderek hayatını kaybettiğinde, ardında hem tartışmalarla dolu hem de derinlemesine etkileyici bir sanat mirası bıraktı. Pasolini, bugün hâlâ sanatın ve düşüncenin sınırlarını zorlayan bir usta olarak anılmaktadır.

Pier Paolo Pasolini, 5 Mart 1922'de İtalya'nın Bologna kentinde doğdu. Şair, yazar, gazeteci ve yönetmen kimliklerinin yanı sıra senarist olarak da İtalyan sinemasının en provokatif ve entelektüel figürlerinden biri oldu. Edebiyat kariyerine şiir ve romanlarla başlayan Pasolini, özellikle Federico Fellini'nin başyapıtı *Tatlı Hayat* (La Dolce Vita, 1960) filminin senaryosuna katkıda bulunarak adını uluslararası alanda duyurdu. Ancak asıl ününü kendi yönettiği, toplumsal normları ve burjuva ahlakını sert biçimde eleştiren filmlerle kazandı; *Accattone*, *Teorema* ve *Salò ya da Sodom'un 120 Günü* gibi yapımlar, onun sınır tanımayan sanatsal vizyonunun ürünleridir. Hayatı boyunca Marksist ideoloji, Katolik inanç ve eşcinsellik gibi çelişkili temaları işleyen Pasolini, İtalyan toplumunun ikiyüzlülüğünü gözler önüne sermekten çekinmedi. Aynı zamanda bir dilbilimci ve kültür eleştirmeni olarak da sayısız deneme kaleme aldı. 2 Kasım 1975'te, Roma yakınlarında trajik bir cinayete kurban giderek hayatını kaybettiğinde, ardında hem tartışmalarla dolu hem de derinlemesine etkileyici bir sanat mirası bıraktı. Pasolini, bugün hâlâ sanatın ve düşüncenin sınırlarını zorlayan bir usta olarak anılmaktadır.