
Kerem Yılmazer, 1945 yılında Denizli’de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirmesine rağmen sanata olan tutkusu ağır bastı ve avukatlık yapmadı. Önce Ankara’daki özel tiyatrolarda sahne aldı, ardından 1960’lı ve 70’li yıllarda şarkıcılık yaptı. 1978 Eurovision Türkiye Finali’nde “İnsanız Biz” parçasını seslendiren isimlerden biri oldu. 1988’de İstanbul Şehir Tiyatroları’nda konuk oyuncu olarak tiyatroya adım attı, iki yıl sonra kadroya dahil oldu. Dormen Tiyatrosu ve Kent Oyuncuları’nda da rol alan sanatçı, oyuncu Göksel Kortay ile evlendi. Sinema filmlerinde de boy gösteren Yılmazer, Nâzım Hikmet ve Yannis Ritsos’un şiirlerini yorumladığı dinletilerle de hafızalara kazındı. Oyunculuğunun yanı sıra NTV’deki program ve belgesel seslendirmeleriyle tanınan Kerem Yılmazer, 20 Kasım 2003’te İstanbul Levent’teki bombalı saldırıda hayatını kaybetti. Sanatçının adı, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın Üsküdar’daki sahnesine verilerek ölümsüzleştirildi. Çok yönlü kimliği ve sahneye olan bağlılığıyla Türk tiyatrosunun unutulmaz isimleri arasında yer aldı.

Kerem Yılmazer, 1945 yılında Denizli’de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirmesine rağmen sanata olan tutkusu ağır bastı ve avukatlık yapmadı. Önce Ankara’daki özel tiyatrolarda sahne aldı, ardından 1960’lı ve 70’li yıllarda şarkıcılık yaptı. 1978 Eurovision Türkiye Finali’nde “İnsanız Biz” parçasını seslendiren isimlerden biri oldu. 1988’de İstanbul Şehir Tiyatroları’nda konuk oyuncu olarak tiyatroya adım attı, iki yıl sonra kadroya dahil oldu. Dormen Tiyatrosu ve Kent Oyuncuları’nda da rol alan sanatçı, oyuncu Göksel Kortay ile evlendi. Sinema filmlerinde de boy gösteren Yılmazer, Nâzım Hikmet ve Yannis Ritsos’un şiirlerini yorumladığı dinletilerle de hafızalara kazındı. Oyunculuğunun yanı sıra NTV’deki program ve belgesel seslendirmeleriyle tanınan Kerem Yılmazer, 20 Kasım 2003’te İstanbul Levent’teki bombalı saldırıda hayatını kaybetti. Sanatçının adı, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın Üsküdar’daki sahnesine verilerek ölümsüzleştirildi. Çok yönlü kimliği ve sahneye olan bağlılığıyla Türk tiyatrosunun unutulmaz isimleri arasında yer aldı.