
İstanbul'un sanatla yoğrulmuş sokaklarında 1955 yılında dünyaya gelen İskender Bağcılar, sanat tutkusunu genç yaşta keşfetti. Lise ve üniversite yıllarında baterist olarak müzikle iç içe olan Bağcılar, 1982'de katıldığı Şehir Tiyatroları ailesiyle profesyonel sanat hayatına adım attı. Çocuk oyunlarıyla başladığı bu yolculuk, zamanla Türk tiyatrosunun köşe taşlarına dönüşen "Keşanlı Ali Destanı", "Müfettiş", "Yedi Kocalı Hürmüz" ve "Gün Uzar Yüzyıl Olur" gibi onlarca önemli oyunda unutulmaz karakterler yaratmasını sağladı. Televizyon ekranlarında ise "Arka Sokaklar", "İkinci Bahar", "Esir Şehrin İnsanları" ve "Kurtuluş" gibi toplumun belleğinde iz bırakan yapımlarda yer alarak geniş kitlelerce tanındı. Bankacılık sektörü reklamlarındaki başarısıyla reklamcılık ödülünün sahibi olan sanatçı, aynı zamanda radyo tiyatrolarında yönetmenlik ve seslendirme sanatçılığı yaparak sanatının farklı kulvarlarında da varlığını sürdürdü. Sahne arkasındaki sesiyle de Türk seyircisinin hafızasında özel bir yer edinen Bağcılar, oyunculuğu ve sanatçı kişiliğiyle Türk tiyatrosunun yaşayan değerlerinden biri olmayı sürdürüyor.

İstanbul'un sanatla yoğrulmuş sokaklarında 1955 yılında dünyaya gelen İskender Bağcılar, sanat tutkusunu genç yaşta keşfetti. Lise ve üniversite yıllarında baterist olarak müzikle iç içe olan Bağcılar, 1982'de katıldığı Şehir Tiyatroları ailesiyle profesyonel sanat hayatına adım attı. Çocuk oyunlarıyla başladığı bu yolculuk, zamanla Türk tiyatrosunun köşe taşlarına dönüşen "Keşanlı Ali Destanı", "Müfettiş", "Yedi Kocalı Hürmüz" ve "Gün Uzar Yüzyıl Olur" gibi onlarca önemli oyunda unutulmaz karakterler yaratmasını sağladı. Televizyon ekranlarında ise "Arka Sokaklar", "İkinci Bahar", "Esir Şehrin İnsanları" ve "Kurtuluş" gibi toplumun belleğinde iz bırakan yapımlarda yer alarak geniş kitlelerce tanındı. Bankacılık sektörü reklamlarındaki başarısıyla reklamcılık ödülünün sahibi olan sanatçı, aynı zamanda radyo tiyatrolarında yönetmenlik ve seslendirme sanatçılığı yaparak sanatının farklı kulvarlarında da varlığını sürdürdü. Sahne arkasındaki sesiyle de Türk seyircisinin hafızasında özel bir yer edinen Bağcılar, oyunculuğu ve sanatçı kişiliğiyle Türk tiyatrosunun yaşayan değerlerinden biri olmayı sürdürüyor.