
Mehmet Nuri Bilge Zobu, 7 Mayıs 1932’de İstanbul’da doğdu. Türk tiyatrosu ve Yeşilçam’ın en zarif karakter oyuncularından biri olan Zobu, 1952’de İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahneye çıkarak başladığı sanat hayatında, otoriter ve aristokrat rollerin yanı sıra komediye kattığı ince mizahla hafızalara kazındı. Yarım asrı aşan tiyatro kariyerinde yüzlerce oyunda rol aldı; kusursuz diksiyonu ve etkileyici ses tonuyla eleştirmenlerin takdirini topladı. Emekli olduktan sonra bile konuk oyuncu olarak sahneye çıkmayı sürdürdü. Sinemada asıl çıkışını 1970’lerde Ertem Eğilmez’in Arzu Film yapımlarıyla yaptı. “Süt Kardeşler”deki sinirli müfettiş Hüseyin Şevki Topuz, “Hababam Sınıfı Uyanıyor”daki Fizik Hocası ve “Hababam Sınıfı Tatilde”deki Müdür Bey rolleriyle unutulmazlar arasına girdi. “Tosun Paşa” ve “Şabanoğlu Şaban” gibi klasiklerde de boy gösteren usta oyuncu, aynı zamanda seslendirme çalışmaları yaptı. 100’den fazla filmde yer alan Bilge Zobu, ciddiyet içinde sakladığı asil duruşu ve beyefendi kişiliğiyle Türk sinemasının en saygın isimlerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.

Mehmet Nuri Bilge Zobu, 7 Mayıs 1932’de İstanbul’da doğdu. Türk tiyatrosu ve Yeşilçam’ın en zarif karakter oyuncularından biri olan Zobu, 1952’de İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahneye çıkarak başladığı sanat hayatında, otoriter ve aristokrat rollerin yanı sıra komediye kattığı ince mizahla hafızalara kazındı. Yarım asrı aşan tiyatro kariyerinde yüzlerce oyunda rol aldı; kusursuz diksiyonu ve etkileyici ses tonuyla eleştirmenlerin takdirini topladı. Emekli olduktan sonra bile konuk oyuncu olarak sahneye çıkmayı sürdürdü. Sinemada asıl çıkışını 1970’lerde Ertem Eğilmez’in Arzu Film yapımlarıyla yaptı. “Süt Kardeşler”deki sinirli müfettiş Hüseyin Şevki Topuz, “Hababam Sınıfı Uyanıyor”daki Fizik Hocası ve “Hababam Sınıfı Tatilde”deki Müdür Bey rolleriyle unutulmazlar arasına girdi. “Tosun Paşa” ve “Şabanoğlu Şaban” gibi klasiklerde de boy gösteren usta oyuncu, aynı zamanda seslendirme çalışmaları yaptı. 100’den fazla filmde yer alan Bilge Zobu, ciddiyet içinde sakladığı asil duruşu ve beyefendi kişiliğiyle Türk sinemasının en saygın isimlerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.