TransFatty Lives, yönetmen Patrick O'Brien'ın kendi hayatından yola çıkarak çektiği samimi bir belgesel. Film, Patrick'e 29 yaşında ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) teşhisi konulmasıyla başlıyor.
Bu ölümcül hastalık, zamanla vücudundaki tüm kasları felç ederken Patrick, durumunu kameraya kaydetmeye karar veriyor. Belgesel, Patrick'in hastalıkla mücadelesini, günlük yaşamındaki fiziksel zorlukları ve bağımsızlığını kaybetme sürecini gözler önüne seriyor.
Ancak film yalnızca acı ve kayıp üzerine değil; Patrick'in mizah anlayışı, yaratıcılığı ve yaşama tutunma çabası da ön planda. Arkadaşları, ailesi ve sevgilisiyle olan ilişkileri, hastalığın getirdiği sınırlamalara rağmen nasıl anlamlı bir hayat sürdürebildiğini gösteriyor.
İlerleyen bölümlerde Patrick, sesini kaybettikten sonra göz takip teknolojisiyle iletişim kurmaya başlıyor ve bu sayede filmi tamamlıyor. TransFatty Lives, izleyiciyi bir yandan hastalığın çetin gerçekliğiyle yüzleştirirken diğer yandan insan ruhunun dayanıklılığına dair umut verici bir portre çiziyor.