Bir adam, karısının ölümüyle sarsılır ve derin bir yas sürecine girer. Teselliyi, tuhaf bir kadının yönettiği bir ruh çağırma seansında arar.
Ancak bu seans, beklediği huzuru getirmez; aksine, onu karanlık ve tekinsiz bir dünyanın içine sürükler. Kadın, ölen karısının ruhuyla iletişim kurduğunu iddia eder ve adamın bilmediği sırları ifşa eder.
Bu sırlar, adamın geçmişine dair korkunç gerçekleri gün yüzüne çıkarır ve onu kendi zihninin derinliklerinde bir sorgulamaya iter. Ruh çağırma seansı, bir teselli aracı olmaktan çıkıp, travmatik anılarla yüzleşmek zorunda kaldığı bir kabusa dönüşür.
Adam, gerçekle yanılsama arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığı bu süreçte, karısının ölümünün ardındaki sırrı çözmeye çalışır. Kendi geçmişinin gölgeleriyle boğuşurken, kadının niyetinin ne olduğunu ve bu tekinsiz oyunun nereye varacağını sorgular.