(T)ERROR, 2015 yılında izleyiciyle buluştuğunda belgesel dünyasında alışılmadık bir kapıyı araladı. Yönetmenler Lyric R. Cabral ve David Felix Sutcliffe, kamerayı bir FBI muhbirinin günlük hayatına, hem de operasyon sürerken çevirdiler. Saeed Shariff Torres, eski bir Black Panther üyesi olarak sistemin tam göbeğinde yer alırken, Khalifah Al-Akili ile kurduğu o tekinsiz ilişki üzerinden devletin terörle mücadele yöntemlerine içeriden bakıyoruz.
Amerikan topraklarında, 2010’ların başında geçen bu süreç, gözetleme mekanizmalarının sınırlarını sorgulatıyor. Ne var ki filmdeki gerilim, bir aksiyon yapımındaki kurgusal kovalamacalardan gelmiyor. Gerçek zamanlı bir operasyonun parçası olmanın ağırlığı, her karede hissediliyor.
Kamera arkasındakilerin tarafsız kalma çabası, Citizenfour ya da Dirty Wars gibi türün diğer dikkat çeken örneklerinde de olduğu gibi, izleyiciyi bir gözlemci konumuna yerleştiriyor. Bazen sadece bir muhbirin arabasındaki sessizliğin içindeki huzursuzluğu seyrediyorsunuz. Devletin güvenlik aygıtı ile bireyin özel hayatı arasındaki o ince, geçirgen çizgi, bu yapımda oldukça çıplak bir şekilde duruyor.