On yedi yaşındaki Akito, ömrünün sadece bir yıl kaldığını öğrendiğinde hayatı anlamsız bir akışa dönüşür. Aynı kaderi paylaşan ve yalnızca altı ayı kalan bir kızla karşılaşması ise her şeyi değiştirir. İkisi de zamanın acımasız sınırlamasıyla yüzleşirken, birbirlerinin varlığında teselli bulmaya başlar.
Birlikte geçirdikleri her an, küçük mutluluklarla büyüyen bir anlam kazanır. Paylaştıkları gülümsemeler ve dokunuşlar, geri sayan günlerin ağırlığını hafifletir. Akito ve kız, kısıtlı zamanlarını dolu dolu yaşamak için çabalarken, her buluşma onlara yeni bir umut verir.
Zaman amansızca ilerlese de, birbirlerine verdikleri destek hayata tutunmalarını sağlar. Son dakikaların değerini bilerek kaderlerine birlikte göğüs gererler. Bıraktıkları izler ise fiziksel varlıklarının ötesine geçerek kalıcı olur.