Siyah Telefon, 1978 yılının kasvetli Denver banliyölerinden birine götürüyor bizi. Scott Derrickson yönetmen koltuğunda, 13 yaşındaki Finney karakterini Mason Thames ile buluştururken sadist bir katili canlandıran Ethan Hawke ise filmin o karanlık atmosferini iyice derinleştiriyor. Joe Hill’in kısa hikayesinden uyarlanan yapım, aslında oldukça basit bir kabus senaryosu sunuyor. Ses geçirmez bir bodrum katında, bağlantısı kesilmiş eski bir telefonun çalmaya başlamasıyla işler değişiyor. Finney, bu cihaz üzerinden kurbanların ruhani sesleriyle iletişime geçerek hayatta kalmanın yolunu arıyor.
Gerçi bu türün meraklıları, yönetmenin Sinister döneminden aşina olduğu o huzursuz edici tonu hemen hissedecektir.
Filmdeki doğaüstü unsurlar, 70’li yılların o kendine has nostaljik dokusuyla birleşince gerilim de başka bir boyuta taşınıyor. Split veya It gibi yapımlarda gördüğümüz o çocukluk çağı korkularının yetişkin bir karanlıkla çarpışması, burada sadece fiziksel bir kaçış hikayesi olmaktan çıkıp, çaresizliğin içine işleyen bir fısıltı yumağına dönüşüyor. Kurbanların sesleri, duvarda asılı duran o eski telefonun ahizesinden yükselirken, çocukluk masumiyetinin vahşi bir gerçeklikle girdiği bu zoraki hesaplaşma filmin merkezinde duruyor.

Scott Derrickson
Yönetmen, Senarist

C. Robert Cargill
Senarist

Mason Thames
Finney Blake

Ethan Hawke
The Grabber

Madeleine McGraw
Gwen Blake

Jeremy Davies
Terrence Blake

E. Roger Mitchell
Detective Wright

Troy Rudeseal
Detective Miller

James Ransone
Max

Miguel Mora
Robin Arellano

Rebecca Clarke
Donna

J. Gaven Wilde
Moose