İmanını kaybeden bir kadının trajik öyküsü, Şerr-i Cin filminde izleyiciyi derinden etkiliyor. Evli ve bir çocuk annesi olan kadın, yaşadığı ağır bir olayın ardından Allah’a isyan eder ve inancını tamamen yitirir.
Bu boşluk, onu doğaüstü varlıkların hedefi haline getirir. Güçlü bir cin kabilesine mensup Ziffar, kadını sahiplenir ve onun üzerinde korkunç bir hâkimiyet kurar.
Olayların içine başka bir cin kabilesinin de karışmasıyla büyüler ve karanlık güçler birbirine girer. Kadın, kendini akıl almaz bir kabusun ortasında bulur; ne kadar mücadele ederse etsin, bu lanetli döngüden çıkış yolu bulamaz.
Çaresizlik içinde kıvranırken, kadının aklına gelen tek sığınak, reddettiği Allah olur. Her şeye rağmen O’na yönelmekten başka seçeneği kalmamıştır.
Film, affediciliğin sınırlarını sorgularken, kadının bu karanlık girdaptan kurtulup kurtulamayacağını merak konusu bırakır.