Genç ve yetenekli bir satranç oyuncusu olan Li Na, hayatını satranç tahtasının sınırları içinde yaşamaktadır. Taşların arasındaki sessiz savaş onun gerçek dünyasıdır, ancak kişisel hayatı ve ilişkileri bu disiplinli düzenin gölgesinde kalmıştır.
Tahtadaki her hamle, hayatındaki kontrol arzusunun bir yansımasıdır. Li Na'nın dünyası, beklenmedik bir rakibin karşısına çıkmasıyla sarsılır.
Bu karşılaşma, sadece bir turnuva maçı olmanın ötesine geçer ve onu geçmişteki bastırılmış anılar ve duygularla yüzleşmeye zorlar. Satranç tahtası, artık bir kaçış alanı değil, iç hesaplaşmalarının sahnesine dönüşür.
Her hamle, geçmişten gelen bir hayaletle hesaplaşmanın bir parçası haline gelir. Li Na, tahtadaki krallığını korumak ile gerçek hayatta kaybettiği parçaları bir araya getirmek arasında bir mücadeleye girer.
Zaferin tanımı, rakibi mat etmekten çok daha derin bir anlam kazanır.