Fransa’nın üst düzey çevrelerine sızmak için kusursuz bir sahte kimlik yaratan bir dolandırıcı, kendini varlıklı ve güvenilir bir iş insanı olarak tanıtır. Titizlikle hazırladığı maske sayesinde seçkinlerin arasına karışır ve onların güvenini kazanarak servetlerini hedef alır. Bu sahte dünya, kurbanlarının hem paralarını hem de itimatlarını sömürmek için bir araç haline gelir.
Belgesel, suç ortakları ve mağdurlarla yapılan samimi röportajlarla aldatmacanın perde arkasını aralıyor. Her tanıklık, sahte vaatlerle örülmüş bir ağın nasıl kurulduğunu ve milyonlarca avronun nasıl ele geçirildiğini gözler önüne seriyor. Bu anlatılar, dolandırıcının yöntemlerine ve kurbanlar üzerindeki psikolojik etkisine dair çarpıcı ayrıntılar sunuyor.
İzleyiciyi dolandırıcılığın mekanizmalarına doğru bir yolculuğa çıkaran yapım, toplumun belirli kesimlerinin neden hedef alındığını sorgulatıyor. Sahte bir dünyanın inşası, yükselişi ve nihai çöküşü, tüm çıplaklığıyla ve gerçek tanıklıklarla aktarılıyor.