Misha, küçük bir kızken yaşadığı Holokost travmasından sonra, Avrupa'nın vahşi ormanlarında kurt sürüleriyle birlikte hayatta kaldığını anlatır. Bu olağanüstü hikâye, onun hayatını kitaplaştırmasıyla birlikte dünya çapında büyük bir ilgi ve sempati toplar.
İnsanlar, bu inanılmaz hayatta kalma mücadelesinden derinden etkilenir. Ancak zamanla, anlatılan detaylarda tutarsızlıklar fark edilmeye başlanır.
Misha'nın geçmişine dair araştırmalar derinleştikçe, hikâyenin gerçekliğini sorgulayan ciddi şüpheler ortaya çıkar. Bu şüpheler, onu sevenleri ve hikâyeyi yayınlayanları da içine alan karmaşık bir süreci başlatır.
Hikâye, bir insanın trajik geçmişi ile yarattığı mit arasındaki ince çizgide gidip gelir. Gerçeklerin peşine düşenler, hafızanın sırları ve hayatta kalma içgüdüsünün şaşırtıcı sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalır.