Ayşe ve Cenk, üniversite yıllarında tanıştıklarında birbirlerine tamamen zıt dünyalardan gelirler. Ayşe, zengin, modern ve dindar bir ailenin kızıdır; inancı hayatının merkezindedir.
Cenk ise dinsiz bir yaşam tarzını benimsemiş, sorumsuz bir gençtir. Ancak Ayşe’nin hayatına duyduğu hayranlık ve onu kazanma arzusu, Cenk’in değişme kararı almasına yol açar.
Verdiği sözlerle Ayşe’nin kalbini kazanır ve ikili evlenir. Evliliklerinin ilk günleri umut vericidir.
Fakat çok geçmeden Cenk, eski alışkanlıklarına geri döner. Alkol, kumar ve uyuşturucu bağımlılığı, Ayşe’ye verdiği tüm sözleri unutturur.
Ayşe, bir yandan kocasının bu karanlık çukura sürüklenişini izlerken, diğer yandan onu kurtarmak için elinden geleni yapar. Sevdiği adamın bağımlılıkla mücadelesi, Ayşe’nin sadakati ve inancı arasında bir sınav haline gelir.
Ayşe, Cenk’i eski haline döndürebilmek için büyük bir çaba sarf eder. Fakat bağımlılık, yalnızca Cenk’in değil, Ayşe’nin de hayatını tehdit eden bir gölge gibi üzerlerine çöker.
Bu süreçte aşk, fedakarlık ve umut arasında gidip gelen çift, gerçek bir değişimin mümkün olup olmadığını sorgulamak zorunda kalır.