Bir yolcu gemisi, okyanusun ortasında beklenmedik bir felaketle karşılaşır. Şiddetli bir fırtına, gemiyi paramparça eder ve yolcuları soğuk, karanlık sulara savurur.
Hayatta kalanlar, kendilerini ıssız bir adada bulur; ancak kurtuluş umudu, adanın karanlık sırlarıyla gölgelenir. Açlık, susuzluk ve umutsuzlukla boğuşan grup, birbirlerine tutunmaya çalışırken, adada başka bir tehlikenin daha pusuda beklediğini fark eder.
Hayatta kalanlar arasında güven hızla aşınır; herkes, birbirini suçlamaya ve kendi çıkarları için hamle yapmaya başlar. Adanın vahşi doğası ve bilinmeyen yaratıkları, onları av gibi takip eder.
Kimi akıllıca stratejiler geliştirirken, kimi panikle mantığını yitirir. Kurtarma ekiplerinin gelmesi giderek imkansızlaştıkça, grup üyeleri arasında bir hayatta kalma savaşı başlar.
Zamanla, adanın sadece fiziksel değil, zihinsel bir sınav olduğu anlaşılır. Hayatta kalanlar, korkularıyla yüzleşip içgüdülerine güvenmek zorunda kalır.
Ancak adanın karanlık geçmişi, onları bir bir hedef alır; her adım, ölümcül bir tuzağa dönüşür. Sonunda, sadece en güçlü iradeye sahip olanlar, bu kabustan sağ çıkma şansını yakalayabilir.