Savaşın gölgesinde kalmış bir Somali köyünde hayat, insansız hava araçlarının süregelen tehdidi altında akıp gider. Gökyüzünden gelen ölüm tehlikesine rağmen, köy halkı gündelik rutinlerine sıkı sıkıya tutunur. Çocuklar tozlu sokaklarda oyun oynarken, kadınlar ateş başında yemek hazırlar, yaşlılar ise geçmişe dair hikayeler anlatır.
Aile bağları ve komşuluk ilişkileri, savaşın yarattığı yıkımın ortasında bir sığınak haline gelir. Her an ölümle burun buruna yaşamanın getirdiği gerilim, karakterlerin küçük mutluluklara sığınışında kendini gösterir. Birlikte geçirilen vakitler, paylaşılan yemekler ve sessiz anlaşmalar, insan ruhunun dayanıklılığını gözler önüne serer.
Tepeye bakan gökyüzü tehdit saçarken, yeryüzünde yaşam inatla devam eder. Gelenekler, sevgi ve umut, savaşın gölgesinde bile varlığını koruyarak köy halkını ayakta tutar. Bu sıradan anlar, aslında en büyük direniş biçimi olarak izleyiciye ulaşır.