Cem Karaca'nın Gözyaşları, 20. yüzyıl Türkiye'sinin toplumsal değişimlerine tanıklık eden bir sanatçının, müziğin ve mücadelenin iç içe geçtiği hikayesini beyazperdeye taşıyor. Yüksel Aksu yönetimindeki film, İsmail Hacıoğlu'nun Cem Karaca'yı canlandırdığı yapımda Fikret Kuşkan ve Yasemin Yalçın'ın performanslarıyla desteklenen biyografik bir çizgide ilerliyor. Biyografi, dram ve müzikal türlerini bir araya getiren çalışma, sanatçının sadece sahne ışıkları altındaki halini değil, sürgünle bölünmüş yıllarını ve idealleri uğruna göze aldıklarını samimi bir dille aktarıyor.
Gerçi hayatını müziğe adamış birinin kişisel kırılmaları, her zaman anlatılabilecek en zorlu meselelerden biri olmuştur. Müzik yolculuğundaki dönüm noktaları da işin cabası.
Film, Karaca'nın Türkiye'ye dönüş sürecindeki o meşhur belirsizliği ve hayatının bilinmeyenlerine dair detayları, bir dönemin ruhunu yansıtacak şekilde işliyor. Müslüm veya Bergen gibi isimlerin hayatlarını konu alan yapımlardaki o hüzünlü ve yer yer dirençli dokuyu burada da bulmak mümkün. Sanatçının kendi sesinden yankılanan o güçlü tını, yaşamının dramatik portresiyle birleşince ortaya çıkması beklenen o gerçeklik hissini veriyor. Karaca'nın hikayesi, kendi yolunu çizmekten vazgeçmeyenlerin geride bıraktığı izlere dair bir hatırlatma sanki.