Buz ve Gökyüzü, ünlü buzulbilimci Claude Lorius’un 1957 yılında Antarktika’nın uçsuz bucaksız beyazlığında başlattığı serüvenini odağına alıyor. Yönetmen Luc Jacquet, belgesel ve macera türlerini harmanlayarak Lorius’un küresel ısınmaya dair bulgularını, aslında bir yaşam özeti gibi beyaz perdeye aktarıyor. Film, buzulların derinliklerine gizlenmiş iklim tarihini gözler önüne sererken, aynı zamanda bir insanın ömrünü nasıl bilimsel bir mirasa dönüştürdüğünü gösteriyor.
Daha önce İmparatorun Yolculuğu ile dikkat çeken Jacquet, bu kez çok daha kişisel bir anlatı tercih etmiş.
Antarktika’nın 1957’den bugüne uzanan o soğuk ama bir o kadar da içten portresi, 2015 Cannes Film Festivali’nin kapanışında perdeye yansımıştı. Açıkçası, insanın doğayla olan uzun süreli ilişkisini Chasing Ice ya da An Inconvenient Truth gibi yapımlardan alışık olduğumuz o genel bakışın ötesine taşıyor. Melankolik bir tonda ilerleyen bu yapım, geride kalanların aslında ne kadar hızlı eridiğini hatırlatan dürüst bir belge niteliğinde.