Babam ve Oğlum, 2005 yılında Çağan Irmak tarafından izleyiciyle buluşturulduğunda, pek çok kişinin aile bağlarına ve geçmişin tortularına bakışını değiştirdi. 12 Eylül Darbesi’nin soğuk gölgesi altında, fikir ayrılıkları yüzünden yıllarca ayrı düşen bir baba ile oğlunun hikayesini anlatıyor. Çetin Tekindor’un o vakur duruşuyla canlandırdığı dede figürü ve Fikret Kuşkan’ın kendi oğlu için yeni bir yol arayışındaki yorgun halleri, Ege’nin o sakin, huzurlu atmosferiyle birleşince ortaya oldukça hüzünlü bir tablo çıkıyor. İzmir ve Ayvalık çevresinde geçen sahneler, hikayenin nostaljik dokusunu güçlendirirken, Türkiye sinemasında 3,5 milyon izleyiciye ulaşarak kendi döneminin geniş kitleleri etkileyen dramlarından biri oldu.
Gerçi film, zamanın yıprattığı ilişkilerin nasıl onarılabileceğini veya bazen onarılamayıp sadece kabullenilebileceğini anlatırken izleyiciyi yormuyor. Issız Adam veya Dedemin İnsanları gibi yapımları sevenler, Irmak’ın karakter odaklı anlatım biçimine burada da aşina olacaktır.
Sert bir dönemin yarattığı mesafelerin, bir çiftlik evinin dinginliğinde çözülmeye çalışıldığı o anlar; kırgınlıkların aslında sevginin başka bir dışavurumu olduğunu fısıldıyor. Yönetmenin tercihleri, büyük duygusal patlamalardan ziyade, uzun sessizliklerin içine gizlenmiş içsel konuşmalara dayanıyor.

Çağan Irmak
Yönetmen, Senarist

Fikret Kuşkan
Sadık

Ege Tanman
Deniz

Çetin Tekindor
Hüseyin

Hümeyra
Nuran

Şerif Sezer
Gülbeyaz

Yetkin Dikinciler
Salim

Binnur Kaya
Hanife

Mahmut Gökgöz
İbrahim

Nergis Çorakçı
Sakine

Bilge Şen
Fatma