Sarp ve Eda, uzun bir ayrılığın eşiğinde, ilişkilerine son bir şans vermek için İstanbul'dan uzakta bir eve kapanırlar. Ancak bu kaçamak, beklenmedik bir misafirle kesintiye uğrar: intihar girişiminde bulunmuş Can'la karşılaşır ve onu kurtarırlar.
Bu ani durum, aslında kendi aralarında çökmekte olan bağı da onarmaları için bir fırsat gibi görünse de, evden bir türlü ayrılamazlar. Gece ilerledikçe, üç karakter arasında tuhaf bir yakınlık doğar.
Alkollü ve uyuşturucunun etkisi altında, samimiyetle başlayan sohbetleri, tahminlere dayalı tehlikeli bir oyuna dönüşür. Can, her tahmininde haklı çıksa da, giderek artan rahatsız edici davranışlarıyla ilişkinin hassas sınırlarını zorlamaya başlar.
Bu kapalı mekanda, aşk, yalnızlık ve ölüm düşünceleri iç içe geçer. Üçlü arasındaki gerilim, yüzeydeki neşenin altında derin bir hüzün ve kaçınılmaz bir çatışma hissi yaratır.
Her biri, kendi iç çelişkileri ve birbirlerine karşı besledikleri karmaşık duygularla yüzleşmek zorunda kalır.